Altın iğne, mikroiğneleme ile radyofrekans enerjisini tek bir uygulamada birleştiren bir cilt yöntemidir. Cihazın ucundaki çok sayıda ince iğne cildin önceden belirlenmiş bir derinliğine iner ve iğne uçlarından radyofrekans enerjisi verilir. Böylece ısı, cilt yüzeyinden geçmek zorunda kalmadan doğrudan hedeflenen katmana ulaşır. Amaç, kolajen üretiminin gerçekleştiği katmanda ölçülü bir onarım uyarısı oluşturmaktır.
Yöntem neden bu şekilde çalışır
Klasik mikroiğnelemede yalnızca mekanik bir uyarı vardır. Yalnızca yüzeyden verilen radyofrekansta ise enerjinin bir bölümü derine ulaşmadan dağılır. Altın iğne bu ikisini birleştirir: iğneler enerjiyi taşır, radyofrekans ise iğne uçlarının bulunduğu noktalarda küçük ısı odakları oluşturur. Yüzeyin göreli olarak korunması, iyileşme süresinin kısa kalmasına katkıda bulunur ve uygulamanın daha geniş bir cilt tipi aralığında değerlendirilebilmesini sağlar.
Hangi durumlarda değerlendirilir
- Belirginleşmiş gözenek görünümü, özellikle yanak ve burun çevresinde
- Geçirilmiş akneye bağlı çukurluk ve doku düzensizliği
- Cildin ince çizgilenmesi ve genel doku kalitesinde azalma
- Çene hattı ve yanaklarda hafif gevşeklik
- Boyun bölgesinde ince çizgilenme
- Bazı durumlarda gövdedeki çatlak görünümü
İleri düzeyde sarkma bu yöntemin hedefi değildir. Böyle bir tabloda beklentinin gerçekçi biçimde konuşulması gerekir.
Kimler için uygundur, kimlerde dikkat gerekir
Cilt dokusunu ve sıkılığını desteklemek isteyen, iyileşme süresi kısa bir seçenek arayan kişiler için değerlendirilir. Yüzey nispeten korunduğu için koyu ten renginde de daha rahat planlanabilir, ancak yine de parametrelerin kişiye göre ayarlanması gerekir. Uygulama bölgesinde aktif akne enfeksiyonu veya iltihaplı lezyon, açık yara, aktif herpes, gebelik ve emzirme dönemi, kanama bozuklukları, bölgede metal implant ya da kalp pili gibi cihazların bulunması ve keloid eğilimi ayrı ayrı gözden geçirilir. Son dönemde kullanılan bazı akne ilaçları uygulamanın zamanlamasını değiştirebilir. Uygunluk hekim muayenesiyle belirlenir.
Seans nasıl ilerler
Cilt temizlendikten sonra uygulanacak bölgeye topikal anestezi kremi sürülür ve etkisini göstermesi için bir süre beklenir. Bu süre boyunca cilt tipiniz, hedef bölgeler ve iğne derinliği yeniden gözden geçirilir; alın, yanak, çene hattı ve boyun gibi alanlarda deri kalınlığı farklı olduğu için derinlik her bölge için ayrı belirlenir. Krem temizlendikten sonra cihaz başlığı cilde dik biçimde temas ettirilir ve bölge bölge ilerlenir. Her temasla birlikte kısa bir basınç ve sıcaklık hissi olur. Uygulama bittiğinde cilde yatıştırıcı bir ürün ve gerekirse soğuk uygulama yapılır.
Etkinin başlangıcı ve seyri
Uygulamadan hemen sonra ciltte geçici bir gerginlik ve dolgunluk hissi olabilir, ancak bu erken dönem etkisi asıl sonucu yansıtmaz. Kolajen yanıtı haftalar içinde gelişen bir süreçtir; doku kalitesindeki değişim genellikle kademeli olarak fark edilir. Bu nedenle altın iğne tek seans olarak değil, aralarında belirli süre bırakılan bir seans serisi olarak planlanır. Seans sayısı cilt durumuna ve hedefe göre değişir. Sonuçlar kişiden kişiye değişir ve kalıcılık cilt bakımı, güneş koruması ve yaşam alışkanlıklarıyla ilişkilidir.
İşlem sonrası bakım
İlk gün ciltte kızarıklık ve hafif bir ısı hissi beklenir; bu tablo genellikle bir ila üç gün içinde geriler. İğne temas noktaları küçük noktalar halinde birkaç gün görülebilir. Bu dönemde bol nemlendirme, tahriş edici olmayan ürünlerle temizlik ve yüksek faktörlü güneş koruyucu önerilir. Sıcak duş, sauna, havuz ve yoğun egzersiz kısa süre ertelenir. Retinol, asit içeren ürünler ve peeling uygulamalarına ne zaman dönüleceği kişiye göre belirlenir. Makyaj için beklenmesi gereken süre muayenede paylaşılır.
Sık karıştırılan noktalar
Altın iğne, adına rağmen altın bir tedavi değildir; iğnelerin yüzeyi altın kaplama olduğu için bu ad yerleşmiştir. Sık karşılaşılan bir diğer karışıklık, bu uygulamanın klasik mikroiğneleme ya da iğnesiz radyofrekansla aynı şey olduğunun düşünülmesidir; üçünün de etki derinliği ve mekanizması farklıdır. Ayrıca altın iğne bir dolgu ya da hacim uygulaması değildir. Yüzde hacim kaybı varsa, bu ayrı bir başlıktır ve muayenede birlikte değerlendirilir.