Biolift, yüzde zamanla ortaya çıkan gevşeme, tonus kaybı ve hat belirginleşmesini cerrahiye başvurmadan ele almayı amaçlayan uygulamaların toplandığı başlıktır. Buradaki ortak fikir yalındır: cildin taşıyıcı dokusunu uyarmak ve toparlanmayı cildin kendi biyolojik sürecine bırakmak. Dr. Levent Ünal, Nişantaşı İstanbul'daki kliniğinde bu başlık altındaki seçenekleri cilt kalınlığı, doku esnekliği, gevşemenin derecesi ve kişinin beklentisi doğrultusunda planlar.
Yirmili yaşların sonundan itibaren ciltteki kolajen ve elastin üretimi yavaşlar. Buna yüzün derin yağ yastıkçıklarındaki yer değişimi, yer çekimi, mimik alışkanlıkları, güneş maruziyeti, sigara ve düzensiz uyku eklendiğinde yüz hatları yavaşça aşağı doğru kayar. Genellikle önce kaş kuyruğu düşer, ardından elmacık üzerindeki dolgunluk aşağı iner, çene hattı netliğini kaybeder ve nazolabial bölge derinleşir. Bu tablo bir günde oluşmadığı için, çözümün de kademeli ve ölçülü olması beklenir.
İkisi de cildin kendi yenilenmesini uyarmayı hedefler. Aradaki fark kapsamda ve planlamanın yoğunluğundadır. Hangisinin daha uygun olduğu, aynada sizi rahatsız eden şeyin yüzün genelinde mi yoksa belirli bir noktada mı olduğuna göre değişir.
Hafif ve orta düzeyde gevşeme fark eden, cerrahiye yönelmek istemeyen ve günlük düzenine uzun bir ara vermeyi tercih etmeyen kişiler için değerlendirilir. Yaş tek başına belirleyici değildir; cilt kalınlığı, doku esnekliği ve gevşemenin derecesi daha belirleyicidir. Gebelik ve emzirme döneminde, uygulanacak bölgede aktif enfeksiyon ya da iyileşmemiş yara varlığında, kanama pıhtılaşma bozukluklarında ve kontrol altında olmayan kronik hastalıklarda daha dikkatli bir değerlendirme gerekir.
Her plan bir konsültasyonla başlar. Cildin durumu, dokunun hareket yönü ve beklentiniz konuşulur; ardından uygulanacak alanlar belirlenir. İşlemler poliklinik koşullarında yapılır ve genellikle aynı gün günlük yaşama dönülür. Sonrasında nelere dikkat edileceği tek tek anlatılır ve gerekiyorsa kontrol görüşmesi planlanır.
Cilt kalınlığı ve dokunun elastikiyeti, gevşemenin hangi katmandan kaynaklandığı, yüzün kendi simetrisi ve mimik alışkanlıkları birlikte gözden geçirilir. Bunun yanında uyku düzeni, sigara kullanımı, güneşe maruz kalma alışkanlığı ve varsa daha önce yaptırdığınız uygulamalar da konuşulur; çünkü bunların hepsi cildin yenilenme kapasitesini etkiler. Daha önce dolgu ya da botulinum toksini uygulanmışsa zamanlaması önemlidir ve plan buna göre kurulur. Bazen kişinin aynada işaret ettiği nokta ile gevşemenin kaynaklandığı bölge farklı çıkar; bu ayrım planlamayı doğrudan etkilediği için üzerinde durulur.
Uygulanan bölgede ilk saatlerde hafif kızarıklık, hassasiyet ya da sınırlı bir ödem görülebilir; bunlar genellikle kısa sürede geriler. İlk gün sauna, hamam, solaryum ve çok sıcak duş gibi ısı kaynaklarından uzak durmak, bölgeye baskı yapmamak ve yoğun egzersizi birkaç gün ertelemek önerilir. Cildi nemli tutmak ve güneş koruyucuyu aksatmamak, sağlanan toparlanmanın korunmasına yardımcı olur. Beklemediğiniz bir şişlik, ağrı ya da renk değişimi olursa kliniği aramanız istenir. İyileşme hızı kişiden kişiye değiştiği için öneriler size özel olarak anlatılır.
Biolift başlığı altındaki uygulamalar cerrahi yüz germenin yerini tutmaz. Cerrahi germe fazla dokuyu alır ve daha ileri sarkmalarda gündeme gelir; buradaki yaklaşımlar ise cildin kendi toparlanmasını destekler ve daha erken evrelerde anlamlıdır. Dolgu ile de karıştırılmamalıdır: dolgu hacim kaybını hedefler, bu uygulamalar ise doku kalitesi ve tonusla ilgilenir. Sonuç anında ortaya çıkmaz, haftalar içinde kademeli belirginleşir. Sonuçlar kişiden kişiye değişir ve uygun seçeneğin belirlenmesi hekim değerlendirmesi gerektirir.
Ücretsiz ön görüşme ile size en uygun protokolü birlikte planlayalım. Acelesiz, baskısız; sadece dürüst bir hekim sohbeti.